
Kurucular: Elif Dağdeviren Kinay & Dr. Cem Kinay

Hikayemiz:
İkimizin de şimdiki hayalleri tüm geçmiş bilgilerini, birikimlerini, ilişkilerini, deneyimlerini bir araya getirerek Türkiye’nin farklı, güçlü bir şekilde temsiline katkıda bulunmak için çalışmak.
Yeni dönemin ve geleceğin taleplerine uygun olarak başta gençler ve kadınlar olmak üzere eğitimler verilmesine vesile olmak, yeni iş olanakları ve alanları yaratmak, yerel gücün, yeteneklerin evrensel bir dille uluslararası bir platforma taşınmasına vesile olmak.
Var olduğu bölgelerin geçmişine ve doğalına sahip çıkarak oraları dünya ile tanıştırmak…
Ve tüm bunları kendileri gibi Türkiye’nin değerlerine inanan, zenginliği birikimi olan değerli ve güçlü insanlarla beraber gerçekleştirmek.


Hedefimiz:
Anatolity SKTV, kültür ve turizmin Türkiye’nin en önemli yumuşak gücü olduğuna inananların buluştuğu bir sosyal sorumluluk projesi.
Türkiye’nin tarihi, coğrafyası, kültürü ve insanı ile sahip olduğu eşsiz zenginliklerinden yepyeni, farkındalık yaratan ve sürdürülebilir bir kültür ve turizm konsepti yaratmak ve bunu Türkiye adına dünyaya sunmak hedefi ile yola çıkmış bir vakıf.
Faaliyette bulunduğu yörenin doğasını, dokusunu, kültürünü koruyarak Anadolu’nun zenginliklerinin, misafirperverliğinin ve üretkenliğinin evrensel bir markaya dönüşmesi, ürünlerinin ve el emeklerinin çeşitli yollarla kitlelerle buluşmasını sağlamak en önemli hedefi.

Felsefemiz:
Slow and Deep For Soul
Ruhun İçin Yavaş ve Derinden
Deneyimler Üzerine Kurulu…
Kırsal Yaşamla İçiçe…
Şehri Bambaşka Kucaklayan…
Çevreye, İnsana, Hayvana, Doğaya Duyarlı…
Eğitime, Gelişime, Korumaya Destek…
Yerele Saygılı…
Ruhun için Yavaş ve Derinden…
Yolculuk sadece seyahat değil.
Yolculuk sadece tatil de değil.
Yolculuk aslında bir süreç…
Yeni bir keşif.
Duyguların yeniden keşfi,
Daha derin duyguların, özün keşfi.
Yolculuk bizi kendimizle yüzleştiriyor.
Geçmişten, coğrafyadan, iklimden, doğadan yola çıkıyor…
Sanatla, kültürle, inançla, lezzetle, keyifle buluşturuyor.
Derin duygularımızla bizi baş başa bırakıyor.
Onları yeniden keşfettiriyor.
Yolculuk sadece dünyayı göstermiyor bize,
Özümüze de yola çıkartıyor.
Hayatın ta kendisi oluyor.

Dünya her açıdan değişiyor ama insan ve kendini arayışı hiç değişmiyor. Gezginlerin en temel dürtüsü de bu aslında… Dünyayı keşfederken kendini bulmak, daha çok kendi olmak. Öğrenmek, anlamak, biraz kaçmak, biraz buluşmak ve hep keyfine varmak… Yenilenmiş ve biraz daha bütün olarak dönmek…
İnsan esasını ancak özünde bulabilir.
Anadolu o öz işte…

Sadece kendi vatandaşlarının değil; binlerce yıldır ev sahibi olduğu medeniyetlerin, kültürlerin ve gelişmelerin başlangıcının da merkezi olarak tüm insanlığın özü Anadolu’da…
Biz de o özü, o özden yola çıkarak esasınızı bulma yoluculuğunuza destek olmak için konforlu bir ortamda, güler yüzlü bir ev sahipliği ile keyifli bir keşif için yanınızdayız.

ÖZÜN ESASINDIR!
RUHUN İÇİN YAVAŞ VE DERİNDEN…
Konseptiyle ruhlara dokunup insanları mutlu edeceğiz!
Elif Dağdeviren Kinay & Dr. Cem Kinay

ANATOLITY DENEYİMLER
Anadolu!
Medeniyetlerin Beşiği, Deneyimlerin Merkezi…
İlgi alanın ne olursa olsun hepsine cevabı olan kadim topraklar…
Sana kim olduğunu anlatacak masallar diyarı…

On binlerce yıllık tarihinde atalarını, nefes kesen coğrafyasında enerjini, her tarafı sürprizlerle dolu köylerinde, kasabalarında, şehirlerinde yaratıcılığını keşfedeceğin sınırsız, zamansız anların toprakları…
Anadolu…
Tüm duyularını yeniden hayatla doldurarak sana muhteşem insanlığını hatırlatacak olan bu eşsiz diyara gel ve…

Lalelerinden çamlarına renklerini, her bölgesinde farklı doğasını, tarihi kentlerini, rengarenk kumaşlarını, ince el işlerini, kapalı çarşılarını, arastalarını, sanat galerilerini, müzelerini, sokak kedilerini, onları besleyen elleri ve çok daha fazlasını GÖR.

Şelalelerinin akışını, denizlerinin dalgalarını, dağlarının uğultularını, yanık türkülerini, sazını, caz festivallerini, çay bardağının içindeki kaşığı, boğazın üzerindeki martıları, bakırcıların tokmak sesini, Karadeniz yaylalarındaki kuş dilini kısacası koskoca bir Anadolu senfonisini DİNLE.

Menengiç kahvesini, ıhlamurunu, kekiğini, domatesini, zeytinyağını, simidini, peynirini, böreğini yani Karadeniz’inden Ege’sine yedi bölgesinin sürpriz dolu sayısız lezzetini doyasıya TAT.

Tüm yorgunluğunu alan toprağına, bedenini canlandıran denizin tuzlu suyuna, buz gibi çağlayanlarına, yumuşacık ipeğine, kadife gibi çiçeklerine, tarih boyunca binlerce insana yaşam olmuş antik şehrin duvarlarına bir de sen DOKUN.

Lavantalarını, denizlerini, ormanlarını, kahvesini, fırınlarından yükselen ekmek kokularını, gül hasadını, salçalı mantının tereyağını, üzümün şırasını, şarabını yani tüm duyularını aynı anda canlandıracak her anı KOKLA.

Anadolu’nun her karışında gör, dinle, tat, dokun, kokla ki kendin ol, enerji dol, yeniden doğ… Sunduklarını deneyimle ki evine çoğalıp dön, azaldığını düşündükçe anılarınla yeniden dol…
Bil ki Anadolu sensin, sen Anadolu kadar zenginsin…
Yeter ki deneyimle!



